15 Temmuz 2020 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BİR EDİTÖRÜN KALEMİNDEN: JAKUPİ
31 Mayıs 2020 Pazar 11:31

BİR EDİTÖRÜN KALEMİNDEN: JAKUPİ

Kitap editörlüğü ve edebiyat öğretmenliği yapan başarılı yazar Çiğdem TAN, ikinci romanı JAKUPİ ile okurlarına yeniden “merhaba” dedi.

2018 yılında yayımlanan ilk romanı “KAHRAMANIM” ile Türk edebiyatına güçlü bir giriş yapan Çiğdem TAN, ikinci romanında bambaşka bir içerikle okurun karşısına çıktı. JAKUPİ’de metropol insanının kırılgan yalnızlığı ile İstanbul’un tarih katmanları arasına gömülmüş gerçeklerini harmanlayan Çiğdem TAN; yolun yarısından sonra umuda yelken açan Rüya ve Jakupi’nin birbirlerinin gönlünde yeşertmeye çalıştıkları aşkın ayak izlerini sürerken, tarihe bulanmış pek çok satırı da okurla buluşturuyor…

İlk kitabında oluğu gibi JAKUPİ’de de tüm editöryel düzenlemeleri kendi gerçekleştiren ve kitaplarında ikinci bir dokunuştan hoşlanmadığını belirten Çiğdem TAN, yeni tanışan Rüya ve Jakupi’nin yakınlaşmaları çerçevesinde kurguladığı kitabında, edebiyata yoğun bir ilgisi olan Jakupi üzerinden pek çok öykü anlatıyor. JAKUPİ’yi okurken bir yandan Rüya ve Jakupi’nin aralarındaki soru işaretleri ile dolu ve bir o kadar tutkulu birlikteliğe tanıklık ediyor; diğer yandan esnek kullanılmış zaman dilimi sayesinde, geniş bir takvim içerisinde ilerleyerek onlarca hayata dokunuyorsunuz.

1870’de çıkan büyük Beyoğlu yangınından üçüncü ve son Ayasofya’nın imar sürecine, şehrin yarısını yok eden veba salgınından Baki-Süleyman dostluğuna, İstanbul halkının evlerinin bodrumunda tuttukları balıkların gizeminden Galata’daki tapınak fahişeliğine değin birçok öyküye kapı aralayan JAKUPİ, Türk edebiyatına yepyeni bir soluk getiriyor.

47966.jpg

Kitabın hazırlık aşamasında onlarca kaynak okuyup belgesel izlediğini, tarihi kabul edilebilir ölçüde doğru yansıtabilmek adına kapsamlı pek çok inceleme yaptığını belirten Çiğdem Tan, JAKUPİ için “Dolu dolu bir kitap oldu, içime çok sindi. Okurun ayırdığı zamana değeceğine inanıyorum.” diyor.

İlk kitabını Halid Ziya Uşaklıgil’e atfeden Çiğdem TAN, JAKUPİ’yi ise Türk edebiyat tarihinin kurucu ismi, çok değerli Türkolog Mehmet Fuat Köprülü ile Hoca Dehhani’den Şeyh Galip’e dek tüm divan şairlerine atfediyor.

 

 

Kitaptan Alıntılar:
 

“Araya girip “O da sahiden fazla budala değil mi ama?” dediğinde, Jakupi, Rüya’nın “sahiden” derken bir sırrı paylaşıyormuşçasına sesini alçaltıp yüzünü buruşturmasındaki sahiciliğe büyülenmişti.”

“Etrafıyla, hiçbir antik veya modern dille bağlantısı bulunamamış Sümerce kadar izole ve özgün bir iletişim-sizlik dili geliştirmiş; ilginçtir, kendini insanlara bu şekilde kabul ettirmeyi de başarabilmişti.”

“Yaşından daha olgun giyinirdi Jakupi. Günün modasına uymamasına karşın sık sık taktığı pantolon askısının yukarı çektiği pantolonla, zaten uzun olan bacakları olduğundan daha uzun görünür, bu da onun sarsılmaz silikliğine belirgin, itici bir sıra dışılık katardı. Evet, doğru kelimeler şunlardı: Sıra dışı bir silik.” 

“Raskolnikov, muhtemelen kürek cezası bittiğinde, distopik adamları düzeltebilme ütopyasına sıkı sıkıya bağlı kadınlara dair verilebilecek en iyi örnek olan zavallı Sonya’yı da katletmiştir.”

“Artık kimse kimseye sevebilmesi için gereken zamanı vermek istemiyordu.”

“Seninle güzel vakit geçirmek istiyorum sadece,” dedi ve ekledi: “Özledim seni…” Hemen sonra, onu karşılık verme mecburiyetinden kurtarmak için lafı değiştiriyor olmasındaki nezaketi fark etmesini umarak “Bu görüşmeyi beklemiyordum,” dedi, her ne kadar deli gibi bekliyorsa da…”

 

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Hükümet Korona Virüs salgınında başarılı mı ?
RÖPORTAJ