18 Kasım 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Arap Baharı çoktan Arap Kara Kışına döndü
04 Eylül 2013 Çarşamba 21:53

Arap Baharı çoktan Arap Kara Kışı'na döndü

TBMM Başkanı Çiçek, "Demokrasiye geçiş sancılı olmaktadır. Arap Baharı çoktan Arap Kara Kışına dönmüştür. Arap baasçılığı, diktatörlük demokrasiye geçit vermemektedir" dedi.

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, "Şu an bölgemizde büyük bir belirsizlik var. Bu belirsizlik içinde bizim evimizin içini düzenlememiz gerekir. Demokrasimizde aksayan yanları düzeltmek ve ekonomimizi güçlendirmek zorundayız" dedi.

Çiçek, Sivas Kongresi'nin 94. yıl dönümü dolayısıyla Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi önünde düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin çok sorunlu bir bölgede ateş çemberinin ortasında olduğunu belirtti.

Çiçek, sorunlar yumağı Ortadoğu'da gelinen noktadan nasıl çıkılacağının derin bir soru işareti olduğuna dikkati çekerek, "Demokrasiye geçiş çok sancılı olmaktadır. 'Arap Baharı'çoktan 'Arap Kara Kışı'na dönmüştür. Arap baasçılığı, tiranlık ve diktatörlük demokrasiye geçit vermemektedir. Her gün masum insanlar öldürülmekte, binlerce çocuk, kadın, genç kimsayal silahlarla katledilmektedir" diye konuştu. 

Bu acıların dinmesinin, Ortadoğu ve bölgenin bir an önce istikrara kavuşmasının en temel arzuları olduğunu dile getiren Çiçek, şunları kaydetti:

"Şu an bölgemizde büyük bir belirsizlik var. Bu belirsizlik içinde bizim evimizin içini düzenlememiz gerekir. Demokrasimizde aksayan yanları düzeltmek ve ekonomimizi güçlendirmek zorundayız. Bu coğrafyada unutmalayım ki güçlü olanların ayakta kalabilme şansı vardır."

"Arabesk, yamalı bohça demokrasi"

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, demokrasi ve milli egemenlik ilkesinin güçlü bir harç olarak ülkenin temelinde yer aldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Zaman zaman sorunlar yaşasak ve eksikliklerimiz bulunsa da milletimiz demokrasi talebinden ve mücadelesinden asla vazgeçmemiştir. Demokrasi uğruna şehitler verilmiş, çeşitli komplolardan ve sıkıntılardan geçilerek bu günlere gelinmiştir. Sonuçta siyasi sistemimiz eksiklikler olsa da önemli bir noktaya gelmiştir. Bugün eksikliklerimizi tamamlama günüdür. Demokrasiye sahip olmak, özgür bir ortamda yaşamanın ayrıcalığını fark ederek, bağımsızlığa, demokrasiye ve Cumhuriyete daha çok sahip çıkma günüdür. Demokrasimizi geliştirebilmek, iyi işleyen, çözüm, kalkınma ve refah üreten bir yapıya dönüştürebilmek ise bizim elimizdedir. Bu, bizim becerimize, aklımıza ve ferasetimize kalmıştır. Ya gelişmiş bir demokrasi kuracağız, ya da arabesk, yamalı bohça, bize göre bir demokrasi işletmeye devam edeceğiz. Ya özgür, temel hakların güvence altında olduğu, katılımı artıran bir yapı kuracağız ya da korku duvarları içerisinde yaşamaya devam edeceğiz. Bu arada birbirimize karşı enerjimizi boşa harcayan kısır çekişmelerin içerisinde olacağız ve böylece sorunlarımızı erteleyeceğiz ya da tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun farkında olarak gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye, daha güçlü bir demokrasi ve daha köklü bir Cumhuriyet bırakacağız. Bu şekilde Türkiye'nin modern dünyayla rekabet edemeyeceğini bilmemiz gerekiyor."

Milletin gelişmiş bir demokrasi istediğinden emin olduğunu dile getiren Çiçek, kimsenin bundan kaçma lüksü olmadığını ifade etti.

Demokraside eksikliklerin, yanlışlıkların birlikte düzeltilmesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, herkesin daha sorumlu ve duyarlı davranması gerektiğini söyledi.

"Siyasi tansiyonu yükseltmek kimseye yarar getirmez"

Demokratik sistemin katılımı, iş birliğini, uzlaşıyı, diyalog imkanını verdiğini aktaran Çiçek,  şöyle devam etti:

"Milletimiz, 'demokratik, meşru zeminlerde bir araya gelip sorunlarınızı çözün' diyor. 'Anayasa ise anayasanızı, yasa ise yasalarınızı yapın' diyor. Doğru olan budur, bu sese hep birlikte kulak vermeliyiz. Bunun yerine gerilimin, siyasi tansiyonun yükseltilmesinin kimseye bir fayda sağlamayacağı açıktır. Olan ülkemizin birliğine ve kardeşliğine olur. Uzun demokrasi tecrübemizden sonra bu olgunluğu gösterebilmeliyiz. Daha olgun, sağduyulu ve aklı selimle davranmalıyız. Siyasi tansiyonu yükseltmek, gerilimi körüklemek, kin ve düşmanlığa teşvik etmek kimseye yarar getirmez. Bu ülkede sağ sol kavgasını, Alevi-Sunni gerginliğini, Türk-Kürt kışkırtmasını gördük ve bedelini de çok ağır ödedik. Bunun acı tecrübelerini yaşadık, bundan sonra yaşamak istemiyoruz. Kardeşlerin birbirlerinin gırtlağına sarılmasını istemiyoruz, birbirleriyle kavga etmelerini istemiyoruz. Bundan çok acı çektik, gözyaşı döktük. Onun için gelin olup bitenlerden ders çıkararak, 4 Eylül gününde sorumluluklarımızı hatırlayalım."

Konuşmasının ardından müze özel defterini imzalayan Çiçek, 10 kilometrelik yol koşusunda dereceye giren sporculara ödüllerini verdi.  Çiçek'ten birincilik ödülünü alan Fatih Bilgiç, "Rabia" işareti yaptı. 

Daha sonra restorasyon çalışmaları süren Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi'ni gezerek çalışmalar hakkında bilgi alan Çiçek, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile etkinlikler kapsamında açılan ilçe stantlarını da ziyaret etti.

"Halkın arasında bir problem yok, problem siyasetçilerde, aydınlarda"

Çiçek ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, daha sonra Sivas'ta yayın yapan televizyon kanallarının ortak canlı yayınına katıldı.

TBMM Başkanı Çiçek, başörtüsü konusunda uzlaşmanın ve çözümlerin neler olduğunun sorulması üzerine, başörtülü ve başı açık insanların sokakta yan yana yürüdüğünü belirtti. 

"Halkın arasında bir problem yok, problem siyasetçilerde, aydınlarda onların kafasında. Sokakta vatandaşın arasında problem yok" diyen Çiçek, şöyle devam etti:

"Biz bunların üzerinden siyaset yaparak sıradan bir olayı kangren haline getirdik, getirmeye devam ediyoruz. Bugün tolum siyasetçilerin, aydınların çok önünde, halkta hoşgörü anlayış var. Biz her şeyi kanunla çözemeyiz, hiç durmadan kanun çıkaramayız. Hoşgörü tolerans birbirimizi anlamak en büyük kanundur. Kafamızın içine bakalım, dışıyla uğraşmanın fazla bir anlamı yok. Toplum bu konuyu çözmüş, siyasetçiler de bunun üzerinden siyaset yapmamalı, bunu dert haline getirmemeli" ifadesini kullandı.

Yeni anayasayla ilgili soru üzerine ise Çiçek, bu dönem yeni anayasanın milletinin önüne konulması gerektiğini vurgulayarak, "Koymazsak sorumlu oluruz. Siyaset kurumu güven kaybına uğrar. O duruma da düşmeyelim" dedi. 

Mevcut anayasayla, dış dünyayla rekabet edilemez

Anayasanın, meclis iç tüzüğünün, siyasi partiler kanununun, seçim kanununun düzeltilmesi gerektiğini ifade eden Çiçek, "Bunlar düzeltilmeden yola arızalı arabayla devam ederiz, bu da bize sorun çıkarır, çıkarıyor da. Bu anayasayla Türkiye dış dünyayla rekabet edemez. Çünkü her gün ana yasal sorunlar ortaya çıkacak, biz hep onları konuşacağız. Bu bizim borcumuz milletimiz de alacaklı, milletimiz de alacağını iyi takip etsin. Yeni bir anayasa yapmamızın önünde bana göre çok önemli bir engel yok" diye konuştu. 

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KİM OLSUN?
RÖPORTAJ