23 Haziran 2017 Cuma

Afet Ergü / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ALLAH SİZİ AFFET/MESİN!

23 Ağustos 2016 Salı 12:51

2013 Yılında; İlk kez Adıyaman'da Mustafa Dokumacı adında bir şahıs IŞİD' le irtibata geçerek Türkiye içinde bir IŞİD hücresi yapılandırıyor. 

2014 Yılında "Dokumacılar" yapılanmasında yer alan Yunus Emre Alagöz, Adıyaman şehir merkezinde islam çay ocağını kuruyor ve kardeşi Şeyh Abdurrahman Alagöz'le beraber işletmeye başlıyor. Burada örgütlenen gençler Suriye'ye giriş çıkış yaparak İŞİD tarafından eğitiliyor. 
Bu gençlerin aileleri, çocuklarının IŞİD'e katıldıklarından şüphelenerek islam çay ocağı'na gitseler de çözüm üretemiyorlar ve çocuklarının IŞİD'e katıldığını önce Adıyaman Emniyet Müdürlüğü'ne, sonra da bizzat Adıyaman mitingine giden Başbakan Ahmet Davutoğlu'na bildiriyorlar. Peki sonra ne oluyor?

Davutoğlu "IŞİD" terör örgütü değil, bir grup öfkeli genç diyor!

O tarihten sonra; IŞİD Örgütünü, sadece Esad a karşı muhalif güç olarak kabul eden ama Türkiye ye terör tehlikesi olduğunu sözde kabul etmeyen ikitidarın sırf Suriye politikası yüzünden görmezden gelinen bu "öfkeli gençlerin" yapılanmasında ve eylemlerinin hesabında yine bir "kandırılmışlık" mı olacak!
2013 Yılında net olarak IŞİD le temasa geçen ve Adıyaman da bir hücre yapılanması
oluşturan bu "dokumacılar" grubu 2014 yılında deşifre edilip takibe alındı.
Üyelerinin resimleri ve isimleri bombalı eylem yapabilecek terör zanlıları olarak listelendi ve bu 20
kişilik ekipten önce Orhan Gönder Diyarbakır mitingini patlattı.
Devlet duruma uyanmayınca aynı ekipten Şeyh Abdurraman Alagöz, Suruç'taki gençleri patlattı. Devlet hala duruma uyanmayınca aynı ekipten Yunus Emre Alagöz ve Ömer Deniz Dündar Ankara katliamını yaptı.
Bütün bu süreç içinde ;
Bir çok dava dosyası raflarda kaldı, göz altına alınanlar serbest bırakıldı, tutuklananlar mahkemede yetkisizlikten dışarı çıktı! 
Sınır kapısından sadece Suriyeli mültecilerin girip çıkmadığını anlamak için diploması okumak gerekmiyor!

Konsolosluğa yapılan saldırıda yaralanan IŞİD çi Türkiye de tedavi edilmedi mi?
Esad' ı devirir hevesiyle silah yardımı yapılıp, örgüt üyeleri Gaziantep ve Suriye de eğitilmedi mi?
Kıyafetleri Gaziantepli bir tekstilci tarafından dikilmedi mi?
Türkiye'nin teslim ettiği IŞİD militanı El Mikdad el Şaruri, İngiltere'de yayımlanan Times gazetesine yaptığı açıklamada, "Türk yetkililer Bize çok iyi davrandılar, çok naziktiler" demedi mi?

Ve gelinen nokta; Yüzlerce ölü yüzlerce yaralı...
"Vatan hainliğini" tanımlarken, şimdilerde bu kadar dilinize dolamışken ellerinizi çıkartıp biraz ceplerinize bakın! Kimin eli kimin cebinde belli olmayan örgütlenmeleri, siyasi cenah etrafında toplamakla "münferit tiranlık" hevesine girilmemeliydi... ve bunları şimdi kendinizden izole etmekle, kimse kendini "Milli Kahraman" gösterip, vatan severlik gömleğini giymesin! 
İllegal yapılanmaları, ideolojik rejimlerinizin malzemesi olarak gördüğünüz zamanların geri dönüşümü çok acı oluyor, insanlar ölüyor, çocuklar büyüyemiyor. 
Allah affetsin sizi demiyeceğim, çünkü önce ben affetmiyorum! Ölümlere sebep olan yanlışların kefareti samimiyetsiz dualarınız değildir. Allahın sizi affedecek mertebesinden önce siyasi ve insani adaleti yaşamanız gerekiyor!

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Muğla Büyükşehir Belediyesinin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?
RÖPORTAJ