22 Ekim 2017 Pazar

Mehmet KIZILKAYA / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Allah ile İletişim Vesilesi Olan “Namaz”

05 Temmuz 2017 Çarşamba 11:07

Yüce Allah’ın o sonsuz güzelliği olan selamı, bereketi ve rahmeti hepinizin üzerinde olsun.

 

Yüce Allah hepinize en güzel ömürler versin inşa Allah. Allah Sübhane ve Teala’dan dilerim ki hepinizin sıhhat ve afiyeti yerindedir.

 

Değerli dostlarım, arkadaşlarım, kardeşlerim ve tüm Müslüman ehli insanlar, bugünkü makalemde sizlere bahsedeceğim mesele, sıradan bir durum bir mesele değildir.

 

Eğer ki sizlere sorarsam,

 

Ey sevgili Allah dostları, ey sevgili kardeşlerim, ey sevgili insanlık:

 

“Hayatınızdaki en önemli şey nedir?” diye. Belki de genç kız kardeşimiz der ki; “Hayatımdaki en önemli olan şey en önem verdiğim şey annemdir” diyecektir. Ya da genç bir delikanlı kardeşimiz aynı soruya “babamdır, kızımdır yahut oğlumdur” diyecektir. İşte benim bahsedeceğim şey bunlardan ve tüm her şeyden daha da önemlidir. Bir Müslüman hayatının en önemli meselesinden bahsedeceğim sizlere.

 

Sizler eğer ki bu bahsedeceğim önemli şeyi yitirirseniz değerini de kaybedersiniz. Eğer ki bu güzel şeyi yitirirseniz kendi saadetinizi de kaybetmiş olursunuz. Tüm Alemlerin Rabbi olan Allah (c.c) ile iletişimi kaybedersiniz.  

 

Şöyle düşünün kardeşlerim:

 

Her biriniz kendi ceplerinizde kendi yaşamları içerisinde cep telefonları taşımaktasınız. Hiçbir kimse onsuz yapamaz çünkü insanlarla iletişimi nasıl kuracak? İşte o zaman dünya ile bağlantısı kopmuş olur. Sizlerde iyi bilirsiniz ki sizlerle Er Rahman, El Kerim ve Er Rahim olan Alemlerin Rabbi yüce Allah (c.c) ile arasında bir iletişim var. 

 

İşte Sizlerle Yüce Allah (c.c) ile aranızdaki iletişim aracı nedir?

 

Es-Sala yani tek iletişim aracı “Namaz’dır.”

 

Namaz, Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah ile tek ve en güzel iletişim durumudur. Sizlerle ve Yüce Allah (c.c) arasındaki telefondur.

 

Unutmayın!

 

Namaz; bütün rahmetin, güzelliğin, saadetin, mutmain olmanın ve korunmanın en önemli sebebidir.

 

Vay ki ne vay namaz kılmayan o zavallı insanlara. Namaz kılmayan genç insanlara ne kadar da yazıktır.

 

Namaz kılmayan insan, hayatının hangi noktasından zevk alır ki? Yüce Allah ile bağlantı kurmanın tadını nasıl alır ki?

 

Kul ile Rabbi arasındaki bağlantının en güzel ve en önemli durumu namaza duruşudur. Kul ile Rabbi arasındaki en güzel iletişimdir.

 

Unutmayın!

 

Bir tek namazı dahi bırakan insan, Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah (c.c) ile olan bağını kaybetmiş olur.

 

Ey Müslüman’ım diyen dostlar, kardeşler, arkadaşlar!

 

Sizden bazıları Cuma namazları dışında namaz kılmıyorlar. Hayretle izler dururuz. Ve hayretinizi gizlemek istemeden sormak istiyor insan.

 

Soruyorsun “Niye?” diye.

 

Onlarda diyorlar ki:

 

“Cuma namazını kılıyorum. Çünkü 3 Cuma namazını peş peşe bırakanlardan olmamak için. Çünkü 3 Cuma namazını art arda kaçıran Müslüman olmaktan çıkarmış korkusu ve hatta evliliklerimizin bile batıl olduğu vb.”

 

Evet!

 

Aslında bu söylenilen söz çok güzeldir. Lakin kullanılan bu söz sadece Cuma namazı için değil. Kaldı ki bu yanlış bilinen bir meseleden ibarettir. Eğer ki herhangi bir namazı kaçırırsa insan, sabah, öğle, ikindi yahut akşam Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah’ın öfkesi o kişinin üzerine iner.

 

Ey Müslüman’ım diyen bütün Müslümanlar!

 

Yüce Allah ile irtibatınız kopuk bir şekilde nasıl yaşayabilirsiniz ki?

 

Yüceler yücesi Rahmeti bol olan Allah (c.c) size kızgın iken sizlerin gözüne uyku nasıl girer ki?

 

Bilindiği üzere güzel insanlar, Allah dostları, kardeşlerim insanlar ölmeden önce bir söz bırakır. Nedir o söz? Hayatlarındaki en önemli sözler. Vasiyet diye isimlendirilir. Yani insanoğlu öldüğünde Allah’tan annelerinizi, babalarınızı, yaşamınızın her noktasında sizlerle olanları korumasını dilerim. Yani insan öldüğünde derle ki “Vasiyeti ne idi? İnsanlara ne vasiyet etti?” Öyle ya daima çocukları vasiyetini araştırırlar ki yerine getirebilsinler. En çok sevdiğiniz kişinin sizlere olan vasiyeti nedir bilir misiniz? Kimdir o?

 

Muhammed Mustafa (s.a.v)’dır.

 

Annem babam ona feda olsun.

 

Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) vasiyeti, sana ey delikanlı, sana ey kız, sana ey baba, sana ey genç insan, “Size namazı ve ellerinizin altındakini vasiyet ediyorum.” Namazı bırakmayın.

 

Ahir zamanda bazı insanlar gelecektir. Ki bizler şuanda ahir zamanın içerisindeyiz. Yüce Allah (c.c) Kur’an-ı Kerim de buyurur ki: “Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevi tutkularının peşine düşen bir nesil geldi.”

 

Ya Rabbim namazı zayi ediyorlar (namaz kılmıyorlar.) Bunlar sürekli olarak şehvetlerine, şeytana uyuyorlar. Daima uyuyorlar, sürekli olarak kafeteryalarda, eğlencelerde,  Yüce Allah’ın haram kıldıklarında dansta, içkide vs. Sürekli olarak şehvetlerine uyar dururlar.

 

Ey Rabbim nedir bunların cezaları?

 

“Gayya’yı (içinden çıkılmaz cehennem çukurunu) boylayacaklar.” (Meryem Suresi / 59)

 

Yüce Allah onları “Gayya” ile cezalandıracaktır. İnsanların ateşin şiddetinden şikayet ettikleri cehennem çukurudur.

 

Namazı bırakanın İslam’dan hiçbir nasibi yoktur ki İslam’dan hiçbir şekilde nasiplenemez. Namazı bırakan Müslüman değildir. Bu bizlerin kimliğidir.

Unutma Ey Müslüman!

 

İslam dinin kimliğimizde yazılı olması değildir. İslam dinin nedir bilir misiniz? İslam, sizlerin namazı kılanlardan olup olmadığınızdır.

 

Sen ben hepimiz öleceğiz Allah’ın sevgili kulları. Kıyamet gününde Yüce Allah (c.c) huzuruna çıkacağız. Hesaba çekileceğimiz ameller Allah (c.c) sunulur.

 

Ey Müslüman!

 

İlk hesaba çekilecek olduğunuz şey nedir bilir misiniz? Bunun farkında mısınız?

 

 Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’in Buhari ve Müslim’de rivayet ettiği bir hadise göre;

 

“Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır.”

 

Dikkat ediniz ilk şey. Belki verdiğiniz sadaka, belki tövbeniz, belki anne babaya yapılan iyi muamele belki çok güzel şeyler vardır. Lakin hiçbiri sunulmayacak. Yüce Allah’a sunulacak ilk mesele namazdır. “Eğer ki namazı düzgün olursa, işi iyi gider ve daima kazançlı çıkar insan. Namazı düzgün olmazsa, kazandığı her şeyi kaybeder ve yaptığı her şey de zararlı çıkar.”

 

Kalbinizden ve kalbimden en nefret ettiğimiz en kötü insan kimdir? Sizlerde bilirsiniz ki Firavun’dur. Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e eziyet eden Umeyye bin Halef. Gözlerinizi ve kulaklarınızı iyice açıp dinleyin.

 

Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) ne buyuruyor?

 

“Beş vakit namazı, kim abdestini, rükusunu, secdelerini ve vakitlerini koruyarak” Namaz ki vaktinde olmalıdır. Kim bunların hepsini korursa, “Kıyamet gününde namaz ona nur, hakkında en güzel delil ve kurtuluş olur.”

 

Kim de abdestini, rükusunu, secdelerini ve vakitlerini korumazsa kıyamet günü ona nur ya da burhan yoktur. Öyle ki Firavun ve Umeyye bin Halef ile beraber haşredilirler.

 

Gözlerinizi kapatın ve bir dakika boyunca hayal edin. Kıyamet günü gelmiş çatmış. Sizin isminiz Ahmet, Mehmet ya da Sabır yahut sen kardeşim, dostum, arkadaşım “Ben Müslüman’ım kimliğimde İslam yazılıdır.” Denilir ki, “Hayır! Sen Ümmeti Muhammed (s.a.v) ile birlikte gitmeyeceksin. Sizler Firavun ile beraber gidin. Çünkü sizler namaz kılanlardan değildiniz.”

 

Ey Allah dostları, Ey kardeşlerim, Ey gönül zenginlikleri çok güzel olan sevgili insanlık!

 

Allah aşkıyla namaz kılın. Namaza durun. Bu, Resulullah (s.a.v)’in en güzel vasiyetidir.

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) şöyle buyuruyor:

 

“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz. Nasıl ölürseniz de Yüce Allah’ın huzurunda öyle diriltilirsiniz.”

 

Ey güzel insanlar namaz da namaz. Ey dostlarım, ey Müslümanlar namaz da namaz. Mesele bir kişinin sakalı varsa namaz kılıyordur. Genç bir kız kardeşimiz, yaşlı bir annemiz çarşaflıysa, demek ki namaz kılıyor. Hatta ve hatta başını örtmeyen ve tesettürü olmayan bir kardeşimiz bile namazını kılabilir kılmalıdır ve kılıyordur da.

 

Namaz vaktine girdiyse, vakti geldiyse kıl namazını. Hatta ve hatta günahlar işleyenler bile sürekli olarak namaz kılmalıdır. Hatta çok uzakta bir insan namazını kılmalıdır.

 

Unutmayın!

 

Müslüman her şeyi bırakır lakin namazını asla bırakamaz. Çünkü namazı bırakmak küfürdür.

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) buyuruyor ki:

 

“Onlarla (kafirlerle) bizim aramızdaki ahid, namazdır. Kim ki onu terk ederse kafir olmuştur.”

 

Bu yazıyı okuduktan sonra Allah rızası için hayatınızı değiştirmeye karar verenlerden olmanız ve sonra kalkıp abdest alıp, namaz kılıp, secde edip Yüce Allah’ın huzurunda ağlamanızın vesilesi olmasını istiyorum.

 

Yüce Allah sizleri hayırla mükafatlandıran kullarından eylesin.

 

Allah sizden ve bizden kabul etsin inşaAllah.

 

Rabbim sizleri korusun.

 

Vesselam…

 

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KİM OLSUN?
RÖPORTAJ