22 Ekim 2017 Pazar

Hasan Ceylan / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ah Şu Suriyeli'ler yok mu?

29 Eylül 2017 Cuma 14:08

Ne garip bir toplum olduk böyle? Ne zaman seçtiğimiz iktidar yaşamımızı zorlaştıran ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal bir politika devreye koysa hemen hepimizin gözü sokaktaki Suriyeli mülteciye döner oldu. Keza bilinçaltımıza bir kere bütün sıkıntıların kaynağının onlar olduğunu yerleştirmişiz... Sokakta, sosyal medyada, işyerinde kahvede, lokantada konuşulan yazılan tek konu Suriyeli mülteciler... Hükümetin onlara ne kadar para harcadığından, ne kadar avantajlar sağladığından, bir ellerinin yağda bir ellerinin balda olduğundan gençlerinin sahillerimizde keyiften fink attıklarından bahseder dururuz. "Zaten biz önceden hiç fukara değildik ne zaman suriyeliler geldi herşey bozuldu. Vallahi de billahi de yaşadığımız bütün sorunların fukaralıkların sebebi bu işte bu suriyeli mülteciler. Tabi ya zaten bu araplar çok pis millet geldiler ülkemizide kirlettiler. Şu pis suriyeliler harcanan para bu ülkenin asıl evlatlarına harcansa ne derdimiz kalır ne borcumuz" Trajik olan şu ki bu fikirleri sadece sokaktaki sade vatandaş dile getirmiyor. Bu ülkede iktidar olmaya aday partiye mensup pek çok kelli felli siyasetçide suriyeli mülteciler konusunda maalsef sokaktaki insanla aynı dili konuşuyor. Peki gerçekten de fukaralığımızın sebebi bu ülkede "beslediğimiz" 3 milyon Suriyeli mi? O Suriyeliler yokken biz musmutlu bir toplum muyduk? Kişi başına düşen milli gelirimiz 30 bin dolar mıydı? Biz bu memlektin fukaraları olarak kendi fakirliğimizin sebebini iyi tahlil edemezsek suçu başka bir fukarada bulursak bu fukararlıktan sittin sene kurtulmamız mümkün olmaz... Insanlarin yerlerini yurtlarını bırakıp başka ülkede yaşamaya karar vermeleri öyle kolay bir iş değil. Kimse keyfinden vatanınını terketmez. Unutulmasın ki suriyeli milyonlarca insanın vatanlarını terketmelerinde emperyalist dünyanın olduğu kadar bizleri yönetenlerinde sorumluluğu var. Eleştirimizi kızgınlığımızı fukara mültecilere değil bizi idare edenlere yöneltmeliyiz. Bakın hükümet bütçe açığını kapatmak için vergilerde fahiş zamlar yaptı. MTV vergisi en dikkat çekeniydi. Bir sosyal medya kullanıcısı bakın ne yazmış: "1 Suriyeli'nin kişi başı ülkeye yıllık maliyeti 5000 tl , çarp 3 milyonla 15 milyar tl yıllık maliyet , bütçe açığına denk geliyor neredeyse veya %40 MTV zammına gerek kalmazdı" Oysa gerçekte bu memleketi idare edenler doğru dürüst yönetse, hırsızlık yolsuzluk rüşvet olmasa, insanların geliri oranında vergi alınsa, toplum tüketime değil üretime teşvik edilse bu zamlara gerek kalmaz dı. Bu memlekette demokratik normlar ve kurallar işlese hukuk sistemi rayına otursa kısaca adil eşitlikçi bir yönetim olsa hiç kuşkunuz olmasın bugün "beslediğinin" iki katı daha suriyeli "besler".. Yani mesele Suriyeli fukaralar değil, yönetenlerin gözü doymazlığı. O mülteciler üzerinden bile ne rantlar elde ediliyor. Almanya'da issiz kalan Alman kendini yonetenlerle kavga edecegine oradaki Türkleri hedef yapiyor. "Türklerden dolayi eski zenginligim yok" diyor. "Fakirleştim" diyor "Defolup gidin ülkenize" diyor. İşte bu ırkçı Almanın tepkisi ne kadar dogru ise bizim de suriyeli multecilerden dolayi fukaralastigimiz savı da o kadar dogru... Sonuç olarak son zamanlardaki her olumsuzluğun sebebi olarak gördüğümüz suriyelilere bizim "defolup gidin" deme hakkımiz yok. Zira o ülkenin yıkımından emperyalist ülkelerle birlikte bizim idarecilerimizde sorumlu. Ceremesini çekeceğiz. Vatanının seven herkes savaş çığırtkanlığı değil barış çığırtkanlığı yapmalıdır. Aksi takdirde hepimiz suriyeli mülteci konumuna düşebiliriz…

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KİM OLSUN?
RÖPORTAJ