21 Kasım 2017 Salı

Hasan Ceylan / yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

10 Kasım vesilesiyle Atatürk ve Atatürkçülük

11 Kasım 2017 Cumartesi 11:47

 

Bu ülkede en kolay şey "ben Atatürkçüyüm" demektir. Neden mi?

"Ben ülkücüyüm" "ben milliyetçiyim" "ben sosyalistim" "ben komunistim" "ben şeriatçıyım" demenin öyle yada böyle insana yüklediği bir külfeti vardır. Oysa "Atatürkçüyüm" demenin böyle bir külfeti yok.

Yani Bahçeli'de kolayca "ben Atatürkçüyüm" der Tayyip Erdoğan'da der Kılıçdaroğlu'da der Perinçek'te Haydar Baş Hoca'da hatta yarın FETO bile ben de Atatürkçüyüm derse hiç şaşırmam....

Hasılı kelam bu ülkede Atatürkçüyüm demenin size kar getireceğini düşündüğünüz an pekala Atatürkçü olabilirsiniz . Dönemsel olarak Atatürkçülüğün size bir getirisi bir karı yoksa ya görmezden gelirsiniz ya Atatürk düşmanı olursunuz. Dün Atatürk düşmanı olanların bugün Atatürkçülük bayrağını sallamaları işte bu sebepten....

"Atatürkçülüğün kişiye yüklediği ek külfet yok" dedim Atatürkçü dostlarım kızacaklar ama şöyle açıklayayım: Arkadaşlar "ben Atatürkçüyüm" dediğinizde size kimse şu soruları sormuyor.. "Kürt meselesini nasıl halledeceksiniz?" "Ülkedeki yoksulluğa işsizliğe çözüm reçeteniz nedir?"

Eğitimde fırsat eşitliğini nasıl sağlayacaksınız?

ve en önemlisi de rayından çıkmış adalet treninin rayına nasıl oturtacaksınız?

Açık konuşmak lazım gelirse günümüz Atatürkçülerinin de bu sorunların çözümüne ilişkin  kayda değer yanıtları yoktur. Örneğin Atatürkçülüğü yaşatmak gayesi ile kurulan Atatürkçü Düşünce Derneği'nin "Türkiye'de Kürt Sorunu" Türkiye'de işçi hareketleri ve sendikacılık, asgari ücret zulmu, özel okullar eğitimde fırsat eşitliği vb. ülkenin temel meseleleri konularında ne bir çalıştay düzenlediğine ne bir araştırma yaptığına ne ne de bir yayın çıkardığına rastladım.

Hani şöyle bir soru sorsam Atatürk'ü günümüzde yaşatmak ne manaya gelir? Kanımca doğru durust cevap veren Atatürkçü nefer çıkmaz..

Bu memleketin Türk'üne- Kürdüne, işçisine- memuruna köylüsüne, alevisine- sunnisine  sanayicisine dair kelam edeceksek Atatürk'ün gözlerini  aramamıza gerek yok. O gözlerin  gücü o gün memleketine özgüydü ve  çok iyi görüyordu. Ama bugün artık o işlevini yerine getiremez... Çünkü memleketin iklimi değişti. Artık yurdum insanı 1920'lerin 30'ların insanı değil.. Türk dünkü Türk değil; kürt dünkü kürt değil, alevi dünkü alevi değil  ve de sanayici dünkü sanayici değil. İstekler talepler değişti

Atatürk o günün en çağdaş en ileri uygulamaların mimarlığını yaptı.

Peki biz bugünün şartlarında memleketin sorunlarına çözüm için en ileri reçeteyi hazırlayabiliyor muyuz?

 İşte mesele budur.

Memleketin sorunlarına çözmeye muktedir çağdaş bir reçeten varsa en iyi Atatürkçü sensin demektir aksi taktirde sizin Atatürkçülüğünüz sadece kendinize Atatürkçü demekten ibaret kalır.

Politikası olmayan herkes "ben Atatürkçüyüm" der çıkar işin içinden.

 Bugün olan da budur....

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN ADAYI KİM OLSUN?
RÖPORTAJ